keder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2010 Cuma

freddie

















Freddie bölümü acıdan yerlere düşüren 4. sezonun en kazıklarındandı.
Razı olmadı gönlüm adeta bu perişanlığa, bu çaresizliğe.
Effy trajedisiyle hem kendini, hem Freddie'yi hem de bizi yedi.
Darmadağın etti birden fazla hayatı kendininkiyle birlikte.
Dostu Cook'un anlayan kucağı susturdu Fred'in isyanını.
Istırabını bastıramasa da avuntusu oldu bizim karaoğlanın...
Effy'nin kendi bölümünde de muhtemelen kolonyalarla ayıltılacağız...

20 Şubat 2010 Cumartesi

katie

















Korumaya çalıştıkları şeyler için feda edilirsin bazen.
Atmazlar seni ama buruştururlar, kırış kırış yok olursun.
Tamam dersin, buyurdukları rolü üstlenirsin.
Israr, inat fayda etmez, o ailenin ümit bağladığı her şey sensin,
En büyük isyanın da işte buna Katie, seni bağrıma basıyorum.

9 Şubat 2010 Salı

emily

















Emily'nin ağlamalı filan bölümü içimi fena burdu.
Mahvedici perişanlıklarımızdan aldatılmaktı bu bölümün konusu.
Istırabın, kasvetin en büyüğü bizim oldu yine bu üzücü bölümlen.
Lanet olsun, bu çocukların yüzü ne zaman gülecek!
Yazık günah yemin ederim içim parçalanıyo her hafta...

31 Ocak 2010 Pazar

thomas

















Thomas'ın perişanlar perişanı hikayesi ile başladı dördüncü sezon.
Hayatla bağları zayıf gençlerin acı öyküsü kaldığı yerden sürüyor.
Olmazsa olmaz duygular aşk, öfke, tutku yine bir buket olmuş.
Müzikler yine acıyı katmerleyip, coşkuyu tavan yaptıran cinsten.
Allahsız ekip yine bizi epey hırpalayacak bir sezon hazırlamış belli ki.
Sırada Emily'nin bölümü var ama Thomas'ın sızısı dinmiş değil...

8 Temmuz 2009 Çarşamba

duvak


herkes evlenirken,
ben yarın işe gidicem

26 Haziran 2009 Cuma

Billie Jean


...
People always told me be careful of what you do
and dont go around breaking young girls' hearts
and mother always told me be careful of who love
and be careful of what you do cause the lie becomes the truth!!!


13 Mayıs 2009 Çarşamba

zulüm

evimizin altındaki cafeye takılan böyle uzun dik, önler inik filan çok acayip saçlı erkek çocuklarıyla, üstleri çok fazla saç dolu, altlara doğru uzayan ama çok seyrekleşen saçlı kızlar bile birlikte çok mutlu ve aşkı, tutkuyu, mutluluğu birbirlerinde tadıyorlar. bu manzaranın yanından geçip bakkala gitmek, yoğurt, cola, ekmek filan almak, bu insanları öylesi mutlu görmek bana çok dokunuyo. en çok da anneme sigara almak dokunuyo lan! asi gibi elimi "alla allaa yaa!" diye kaldırıp hararetleniyorum o dakikalarda, perişanlıkta nokta vuruşu!