22 Ekim 2008 Çarşamba

bilmiyorum

"beni neden seviyorsun?" diye sormuştu. "bilmiyorum." demiştim.
zaman beklemediğim bir süratle geçti. ayrıldık. "neden?" dedim kendime.
"bilmiyorum." dedim.

sürünüyorum.

19 Ekim 2008 Pazar

yalnız

yalnızlık ile başa çıkmak zor zanaat. bir takım yöntemler var. en güzeli kendini işe-derse-uğraşa vermek. reddetmek de bir durum tabi, oysa ben gerçekçiyim.


ama bazı pazarlar gerçekten zor geçebiliyor.

7 Ekim 2008 Salı

17 gün

17 gün buraya birşey yazmayınca perişanlıklar bitti sanmak büyük yanılgı olur, onlar ölmedi, içimizde yaşıyorlar...belki biraz uykuları gelmiştir...

20 Eylül 2008 Cumartesi

içindekiler

geçmiş bir doğumgünü, uykusuzluk, format atamamaktan kaynaklı zihinde kalmış kırıntılar ve bir de üstüne kapalı sıkıcı hava küçük çaplı perişanlıklar için optimum ortamı yaratıyor..

19 Eylül 2008 Cuma

karmaşık çalışmalar

karmaşık mesajlara ve kararsız insanlara cevap veremiyorum. gönül işlerinde yorgunluk dönemine girdim;

  • sevmediğini söyleyip, hayatından çıkmayı reddetmek hiç mantıklı bir insan işi değil. bu türlü kişilerin karantinaya alınmasını talep ediyorum. devlet sesimi duy.

  • karmaşık mesajlara gelirsek de, çok karmaşık. çook. anlamadım hiç bir şey.

15 Eylül 2008 Pazartesi

her türlü

iki erkek iki kadın, bir dışardan bakan kadın varsa işin içinde iğrençleşiyor işler. bir yandan da hayatım bembelirsiz. perperişan. istiyorum uzanmak sereserpe :)

boşluk

perişanlıktan uzaklaşıyor görünmek iyi gözükse de, aslında daha kötü olan, perişanlıktan uzaklaşırken mutluluğa yaklaşmıyor olmak sanırım.. insan dertlerden kurtuluyorum diye sevinmeye başlıyor ama bir yandanda mazoşistçe "ah ne güzel oyalanıyordum en azından, şimdi o bile yoook!" diye dertleniyor..

12 Eylül 2008 Cuma

insani

hemen not: pek perişan değiliz sanırım artık. bir ben kaldım..

şimdi değineceğim konu, insanların dedikleri. biri hakkında bir takım fikirler edinmiş olsanız bile, söylenen tüm başka kelimeler tüm izlenimin silinmesine sebep olabiliyor. insan duygularına güvenemiyor.
dertleniyorum, kararsızlığa düşüyorum. tam bu safhada hep vazgeçtiklerim doğru çıkmışlardır, ikinci tercihlerim ise hayatımı zehretmiştir.

az kaldı tekrar yaşayacağım.

4 Eylül 2008 Perşembe

dönüşüm

perperişanlığımdan pişmanlığa geçişim başlamıştır. bu sürede sergileyeceğim hareketler ile (muhtemelen) abartısız, sinik, mutsuz ve husursuz görüneceğim.

28 Ağustos 2008 Perşembe

aşk hafiyesi

Facebook mini feed'lerden internette rahat rahat dolaşabildiği zamanları tespit edip(e facebook'a girmiş, demek ki boş vakti var), sonra çeneyi eller üzerine koyup "e peki neden mailime cevap yazmıyoooo" diye dert yanmak... Peki şimdi böyle dert yanmak mı zavallıca olan, yoksa dert yanmaya fırsat yaratmak için hafiye gibi facebook mini feedlerini takip etmek mi...

26 Ağustos 2008 Salı

gülüm

ben sana istersen her sabah şakırım

fuck you very much

We have a whole life to live together you fucker, but it can't start until you call.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

seninle ilk konuştuğum an..

olası cümleler, idiotluk artış sırasına göre :)

-merhaba, tanışalım mı ?

-merhaba, bi yerlere gidip bişiler içelim mi?

-merhaba, sana salak bi soru sorabilir miyim?

-merhaba, ben nalan. (bu kadar ama)

-haftasonu ailemi alıp size gelsek diyoruz (tam çaresiz :), yaşanmış olay)

-ben sana resmen aşığım. (kafanın attığı an, yaşanmış olay)

-seni arabamla bir yerlere götüreyim mi? (bonus cümle, arabası olanlar için)

22 Ağustos 2008 Cuma

buffff

çalışmak yerine autocad'de resmimizi yapiyim istiyorum.

21 Ağustos 2008 Perşembe

utanç...

İçimdeki sıkıntının sebebini tam olarak biliyorum,
ama hala var olmasından artık büyük utanç duyduğum için
itiraf etmek istemiyorum...

gitmek

iyi ve kötü yokmuş gibisin
beni terk edip giderken
arkana bakmayacak birisin

19 Ağustos 2008 Salı

unutamıyorum

uyuyamıyorum

18 Ağustos 2008 Pazartesi

nilüfeer

her seyi al bana beni geri ver
bir sansim olsun
baska yer baska zaman
sensiz omrum olsun
her seyi al bir sansim olsun
baska yer baska zaman
sensiz omrum olsun

10 Ağustos 2008 Pazar

Ses ver!

Eğer yapacak birşeyin yoksa, beklemek çok daha çekilmez oluyor...
Kendini zorla meşgul etmek ise işkence...
Bu yüzden, lütfen tez elden ses ver!

9 Ağustos 2008 Cumartesi

içime hıçkırık kaçtı

YANİ


Geçtiğimiz yolları arıyor gözüm yine
Sanirim şehir uzakta kalıyor
Sanirim şehir uzakta kalıyor
Ellerimi uzatsam tutmak isterim günü
Ama guneş ama her gece her tepemde doğuyor

Yani olmuyor olmuyor istesem de
kimse gelmiyor beklesem de
Yani olmuyor olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor...



Yaz kokusu duyardim kışın ortasında bile
Uzun cümleler kurardım konuşurken
Eski filmlerde kaldi boyle sözler deniyor
Ama şimdi filmler bile eskimiyor

Yani olmuyor olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor beklesem de
Yani olmuyor olmuyor istesem de
Kimse gelmiyor...




notlar:

1-madem şarkı sözlerinden gidiyoruz,
2- söz müzik
3-youtube, sahibinden
4-emre altuğ söylemiş, ondan link vermeyeceğim. kendisi evleniyor, bugün yarın. siteye yakışmaz